TAÇDAMCENTRE FOR RESEARCH AND ASSESSMENT OF HISTORICAL ENVIRONMENT


Aşağı Salat

 

Dr. Yücel Şenyurt, Gazi Üniversitesi

 

2002 yılı kazı çalışmaları üç amaç üzerinde yoğunlaşmıştır:

 

i) 2000 ve 2001 yılı kazı çalışmalarında bir kısmı açığa çıkarılan ETÇ I mezarlık alanının genişletilmesi,

ii) Aşağı Salat Höyüğü’nün ETÇ I mezarlığının mezar mimarisi özelliklerinin ve mezar buluntuları incelenerek höyükteki Erken Tunç Çağı’nın sosyo-kültürel yapısının belirlenmesi,

iii) 2001 yılı çalışmalarında ETÇ I mezarlık alanında V-14 açmasında açığa çıkarılan ve İ.Ö. 1. Bin’e tarihlenen mezarın (M-29) çağdaşı olabilecek diğer mezarların araştırılması.


      

 

2002 yılı kazı çalışmalarında ETÇ I mezarlık alanının yapısını daha iyi anlayabilmek amacıyla T-14, U-13, U-14, U-15, V-13, V-14 ve V-15 açmalarında kazı çalışmaları sürdürülmüştür. Bu yılki çalışmalarda daha önceki yıllarda bulunmuş olan mezarlara ek olarak 18 mezar daha bulunmuştur.

 

Genellikle taş sanduka mezar türünün benimsenmiş olduğu görülen mezarlık alanında tam sanduka özellikleri göstermeyen, muhtemelen sosyal statüsü daha düşük bireylere ait olduğu düşünülen mezarlara da rastlanmıştır. Bu grup mezarların yapımında yan kesimlere sal taşı konmamasına karşın, mezarın etrafının devşirme taşlarla çevrelendiği ve mezar üzerine mutlaka bir taş kapağın konulduğu tespit edilmiştir. Bütün mezarların ortak özelliği hepsinin tabanının küçük çakıl taşlarıyla döşeli olmasıdır.



 

2002 yılı kazı çalışmalarında, U-14 açmasında bulunan M-32 nolu mezarının doğusunda hemen alt seviyelerden gelen M-42 nolu mezar, mezarlık alanının iki ayrı safhada kullanılmış olduğunu düşündürmektedir; her iki mezarda da ele geçen çanak-çömlek buluntularının birbirine benzemesi mezarlığın aynı dönem içinde iki ayrı safhada kullanıldığını göstermektedir. Şimdiye dek ele geçen mezarlarda kapak taşı olarak kireçtaşı yada tek başına konglomera levhalar kullanılmış iken, 2002 yılı çalışmalarında M-31 nolu mezarda hem konglomera hem de kireç taşı bloğun kapak olarak birlikte kullanıldığı saptanmıştır.

 

2002 yılı kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılan mezarlarla birlikte, Erken Tunç Çağı nekropolünde toplam 44 mezar tespit edilmiştir. Tabanlarının küçük boy çakıl taşlarla döşeli olması ve mezarların çok hafif bir sapma ile doğu-batı yönünde olmak üzere bir yön birliği göstermesi Erken Tunç Çağı nekropolünde saptanan ortak özelliklerdendir. Soyulmuş ve sağlam mezarlara ait buluntulardan bu nekropolün Erken Tunç Çağı başlarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Aşırı nemin büyük ölçüde tahrip ettiği iskeletlerde baş doğuya ayaklar batıya gelecek şekilde bir gömü yapıldığı tespit edilmiştir. Soyulmuş mezarlarda ele geçen iskelet kalıntıları da bu durumu doğrular niteliktedir. Mezarlarda ele geçen buluntular başta çanak çömlek olmak üzere, boncuk ve bronz iğnelerden oluşmaktadır. Buluntular Geç Uruk devri etkilerini taşıyan “Erken Hanedanlar I” dönemi özellikleri göstermektedir.

 

2002 yılında yapılan çalışmalarda ETÇ I’e tarihlenen M-37 nolu mezarın güneydoğu tarafında bir tuğla parçasının ele geçmiş olması Aşağı Salat ETÇ I mezarlık alanında İ.Ö. 1. Bin’e tarihlenen başka mezarların da olabileceğini düşündürmüştür. Ancak bu yıl yapılan çalışmalarda M-29 mezarının bir başka örneğine rastlanmamıştır.